Cami önünde mahşeri bir kalabalık, saf tutmuşlar sık sık… En önde üzerinde yeşil örtülü bir tabut, baş kısmında ay yıldızlı bayrağımız, ayak kısmında çok sevdiği ve yılmadan, usanmadan yıllarını harcadığı Türk Kızılay’ının bayrağı örtülü. “O’ndan geldik O’na gideceğiz.” Diyordu, sessiz ve gönüllere akan bir name ile…
Hayat felsefesiydi, o kompozisyon onun. Başucunda konuşan görevlinin de dile getirdiği gibi. Hep söylerdi “safları sıklaştıralım, yola devam edelim, pes etmek yok!” diye. Hayattaki felsefesi adeta cenaze namazına yansımıştı Değerli Ömer Hocamızın…
Şehrimizin nadide simalarından birisiydi o. Fikirleri ve hamleleri ile belki de uzun yıllar adından söz ettirecek bir şahsiyetti. Akademik çalışmalarının yanı sıra başında bulunduğu kurumda da aydın ve lider kişiliği ile elli beş yıllık ömrüne sığdıramadığı, herkese örnek olacak çalışmalara imzasını atmıştı.
Hayatı boyunca çirkef deryasında açmış bir nilüfer çiçeği gibi yalnız kaldı belki, sıkıntılarla boğuştu çoğu zaman ama gidişi ile birçok insanı imrendirdi adeta. Cenazesinde bulunan birçok insanın “Allah herkese böyle bir yolculuk nasip etsin.” Diye dua ettiklerini duyar gibiydik hepimiz. Hepimiz şahittik onun mütevekkil kişiliği ile Allah’a olan bağlılığına ve yine ülkesi için, memleketi için çırpınışlarına… Bir fani için bundan daha iyi ne olabilirdi acaba…
Uzun zamandır yaşadığı sağlık problemlerine aldırış etmeden şehrimize değer katabilmek için koşuşturup durdu. En son geçirmiş olduğu ağır karaciğer ameliyatında bile yıllardan beri hayalini kurduğu tam teşekküllü büyük bir hastanenin Erzincan’ımıza kazandırılabilmesinin mücadelesini verdiğini ölümünden sonra duyuyorduk.
Her canlı gibi o da bir gün ölümü tadacaktı ama bizim için erken oldu belki gidişi. Ömrün sınırlarını bizler çizemediğimiz için böylesine âcizane laflar sarf ediyoruz ama yinede “ iyilerin ömrü az mı oluyor acaba?” demekten de kendimizi alamıyoruz. Marifet azlıkta-çoklukta değil, marifet kısada olsa o ömre kaliteli, uzun ömürlü ameller sığdırabilmekteymiş meğer.
İşte Türk Kızılay’ının yıllardan beri Erzincan Şube Başkanlığını yürüten Yard. Doç. Dr. Ömer Parmaksızoğlu’da dünyevi bütün dostlarını, rütbelerini ve bütün çalışmalarını kabir kapısında bırakacağını bilerek hayatını adeta insanlık için, hayırlı işler için vakfetmişti. Ondan geriye kalan fakirler için yaptıklarıydı, yetiştirme yurdunda kalan kimsesiz çocuklar için yaptıklarıydı, Erzincan için yaptıklarıydı. Götürdükleri ise hayır dualarından başka bir şey değildi.
O şimdi yok. Adeta Erzincan semalarından bir yıldız kayıp gitti uzayın derinliklerine doğru, tıpkı kayıp giden nice yıldızlar, nice değerler gibi. Evet, bedeni gitti belki ve bir daha da olmayacak ama onun bıraktığı değerler, onun hayat felsefesi, onun bu şehrin tablosuna çizdiği silinmez motifler uzun yıllar boyu kalıcı olacaktır.
Bizler sana ebedi hakkımızı helal ediyoruz, senden razıydık ve ebediyen de razı olacağız. N’olur sende bizlere hakkını helal et Değerli Hocam. Yokluğun Erzincan için bir kayıp ama değerlerin bizim kazanımlarımızdır ve asla yok olmayacaktır. Ebedi istirahatgahında mahşere kadar rahat uyu güzel insan…
|